AĞAÇLAR VE İNSANLAR
DEĞERLİ DOSTLAR !!!
HER ŞEHİRDE YAŞAMIN
SAĞLIKLI OLARAK SÜRDÜRÜLEBİLMESİ İÇİN O ŞEHİREKİ İNSANLAR İÇİN OKSİJEN ÜRETECEK
ŞEHİR ORMANINA VEYA AĞAÇLIKLI YAŞAM ALANLARINA İHTİYAÇ VARDIR. HER İNSAN İÇİN
EN AZ 10 m² YEŞİL ALANA VE AĞAÇLIKLI
SAHAYA İHTİYAÇ VARDIR. BU NEDENLE YAŞAMAK İÇİN AĞAÇLARI ÇOĞALTALIM VE
KORUYALIM.
Bazı
Belediyelerin bilinçsizce ağaç kesmelerine müsaade etmeyelim. Kişi başı 10 m²
ağaçlıklı yeşil alan (park bahçe orman) oluşturması için belediyeleri uyaralım.
ORMANLARIMIZI
KORUYALIM
Oksijeni ağaç verir,
Dikersen fidanı sevap gelir,
İnsana mutluluk gelir,.
Orman olmaz ise hayat da olmaz.
Ağacı kesen kişi yaşayamaz.
Erozyonu orman yapmaz.
Oksijeni ağaç verir,
Dikersen fidanı sevap gelir,
İnsana mutluluk gelir,.
Orman olmaz ise hayat da olmaz.
Ağacı kesen kişi yaşayamaz.
Erozyonu orman yapmaz.
Bir toprak kayması için şikâyetçiysen,
Bir fidan dikmesi biliyor isen,
Hemen bir fidan dik, sağlığına sağlık katsın.
Doğal afetleri koruyan ormandır.
Ormanlarımızı koruyalım.
Kopmasın
fidanın biri,
Hiç gitmesin ağacın yeri,
Dünyamızın akciğeri,
Ormanlarımızı koruyalım.
Ormanın yeşili çamdır.
Orman vücuda bir hayattır.
Cahil ormanları yakandır.
Ormanlarımızı koruyalım.
Hiç gitmesin ağacın yeri,
Dünyamızın akciğeri,
Ormanlarımızı koruyalım.
Ormanın yeşili çamdır.
Orman vücuda bir hayattır.
Cahil ormanları yakandır.
Ormanlarımızı koruyalım.
Ormana
sigara, cam kırığı, şişe, kibrit atmayalım.
Ormanlarımızı daha da yeşillendirelim.
Ormana zarar vereni cezalandıralım.
Ormanlarımızı koruyalım.
Ormana zarar veren kişi, dünya yaşamını yok edendir..
Ormanı yakan, yıkan kişi, kendine zarardır bu işi.
Bu işe bakmayalım, ormanlarımızı yakmayalım.Ormanlarımızı koruyalım.
Ormanlarımızı daha da yeşillendirelim.
Ormana zarar vereni cezalandıralım.
Ormanlarımızı koruyalım.
Ormana zarar veren kişi, dünya yaşamını yok edendir..
Ormanı yakan, yıkan kişi, kendine zarardır bu işi.
Bu işe bakmayalım, ormanlarımızı yakmayalım.Ormanlarımızı koruyalım.
Huriye
AKYILDIZ
Merhaba ben sizlerle sinop orman kampında yaşadığım iş hayatımı paylaşmak istiyorum umarım sizlerde beğeni ile okursunuz, şimdiden sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Merhaba ben sizlerle sinop orman kampında yaşadığım iş hayatımı paylaşmak istiyorum umarım sizlerde beğeni ile okursunuz, şimdiden sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Ben 2007 yılının yaz tatilinde orman kampında çalışmak için işe girdim. Sabah saat 7de kalkıyordum dolmuş ile kampa gidiyordum ilk girişte güzel bir tabela yazıyordu ’sinop gazi mesire yeri ’muhteşem bir yerdi denizi doğası harikaydı sanki yalancı bir cennetti. Ben orada muhasebe işlerine ve düzenlemelere bakıyordum işyerindeki ekip arkadaşlarım ve patronlarım düzeyli kişilikli kişilerdi. Yurt dışından ve Türkiye'nin her tarafından tatil için güzel insanlar geliyorlardı giriş ve çıkışlarını ben yapıyordum. Gelen misafirlerimize gazi mesire yerimizin tanıtımını yapıyordum. Çadır kuruyorlardı çadırları ise biz kiralıyorduk onlara kimileri ise bungololarda, pansiyonlarda ya da otellerde kalıyorlardı. Özellikle turistlerle diyalog kurmayı çok seviyordum pratikte olsa İngilizcem vardı onlarla konuşabiliyordum ihtiyaçları olduklarında yardımcı olurdum.
Orman kampımız tertemiz havasıyla, masmavi deniziyle, mis gibi kokan ağaçlarıyla ve ulaşımı kolay yollarıyla ayrılmak istemediğiniz huzur dolu bir mevkiimizdir. Ben denize giremiyordum gündüzleri işimin yoğunluğundan dolayı akşama kadar çevrenin temizliğini kontrol ediyor, misafirlerimizle ilgileniyor ve muhasebesini tutmaktan fırsat bulamıyordum .Denize giren misafirlerimize anons yapıyordum mantarlı yerden ileriye geçmeyin diye çünkü çok derin oluyordu boğulma tehlikesinden korunmaları açısından uyarıda bulunuyordum.Bu nedenle gece giriyordum denize bazen çadır kuruyorduk eşimle o zaman deniz ılık ve daha sakin oluyordu.
Ben ormanda daha sağlıklı huzurlu ve rahat bir nefes alıyordum kesinlikle eve bile gitmek istemiyordum akşam saat 11e kadar çalışıyordum hiç sıkılmıyordum halkımızla sıcak dostluklar kuruyorduk gelen misafirlerimiz büyük bir memnuniyetle teşekkür ederek ayrılıyorlardı.
İşte arkadaşlar sizlerle bu önemli bir orman haftasında güzel bir anımı paylaşmak istedim lütfen sakın reklam amaçlı algılamayın muhteşem havasına hala doyamadım inşallah Sinop’a gidince ziyaret ederim bütün halkıma da tavsiye ederim. orman böyle güzel olmalıdır ormanlarımızı koruyalım sevelim sayalım nasıl ailenize yada bir büyüğünüze saygı küçüklerinize sevgi duyuyorsanız bizde bu duyarlılığımızı ormanlarımıza karşı kullanalım
Ormanlarımızı korumak en büyük azizliktir’ (ağla yüreğimden sözlerdi:))
SONGÜL
BOZKA ÖZGÜN
SİNOP (MEMLEKETİM)
BİLECİK (İKAMETİM)
TARİH:26.03.2010)
SAAT:11.44
Ormana nasıl haykırırsan öyle karşılık verir. (Fin atasözü)
* Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız. (Türk atasözü)
* Ağaçsız memleket duvaksız geline benzer. (Türk atasözü)
* Ağaç kökünden yıkılır. (Türk atasözü)
* Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde gelecek kuşaklar serinler. (Çin atasözü)
* Yaş kesen baş keser. (Türk atasözü)
* Ağaç diken, kendinden başkasın) da sevdiğin! gösterir. (Amerikan atasözü)
* Ormansız yurt vatan değildir.
* Ormanlar milli servettir.
* Ormanı korumak, erozyonu önlemek demektir.
* Toprağını kaybetmek istemiyorsan, ormanı yok etme.
* Orman yurdun hem süsü, hem gücüdür.
* Yaş kesen baş keser.
* Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.
* Sana gölge veren ağacı kesme!
* Ormana nasıl haykırırsan, öyle karşılık verir.
* Yol rehbersiz; dağ ormansız olmaz.
* Orman, orman içinde büyür.
* Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde, gelecek kuşaklar serinler.
* Orman, yağmur yularıdır.
* Ağaçsız memleket, duvaksız geline benzer.
* Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız.
* Ağaç diken, kendinden başkasını sevdiğini de gösterir.
* Orman bekçi ile değil, sevgi ile korunur.
* Orman, tarımın sigortasıdır.
* Ağaçlı köyü sel basmaz..
* Ağaç dikmek değil, büyütmek sorundur.
* Ağacın yemişi, o ağacı yetiştirmenin sadakasıdır
.
* Uygarlığın temelinde ağaç, çiçek ve yeşillik bulunmaktadır.
* Uygarlığın temelinde ağaç, çiçek ve yeşillik bulunmaktadır.
Not alıntıdır
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder