8 Ekim 2013 Salı

Dünyada Solunum Yasası

            DÜNYADA;  SOLUNUM DENGE YASASI
            Hazırlayan: Yusuf YAMAN
            Sevgili dünyalı kardeşlerimiz, gönül yolculuğuna çıkabilmek için, dünya ile işbirliği yapmak  gerekir. Dünyada, Yaratanın insanlar için yarattığı her şeyi korumak biz insanların görevidir. Çünkü, dünya üzerinde yaratılan her şey insanlara emanet edilmiştir. Her nimet insanların yaşamı için olup, insanların çabaları oranında paylaşımını gerekli kılar.
            Dünya insanı ego yu yok etmedikçe, korkulardan kurtulmadıkça, şüpheleri içinden söküp atmadıkça, doğrulukta ve dürüstlükte, birleşmedikçe, huzura eremeyecektir. Gönül yolculuğuna çıkamayacaktır.
            Dünyada Yaratanın insanları üstün bir misafir gibi ağırlamasını, insanlar artık fark etmelidirler.  Dünya insanı, talan ettiği tabiatı yeniden dünyaya iade etmelidir.
            Dünyayı yeşillendirerek ilk zamanlardaki Cennet durumuna döndürmelidir. Tabiat ile insanlar arasında işlemekte olan Solunun Denge Yasası: Yaratanın yaratma prensibine göre: Ağaçlar ve yeşillikler, Oksijen üretir, karbon dioksit emerler. İnsanlar ve hayvanlar; karbondioksit üretirler ve OKSİJEN solurlar.  İnsanlar, ağaçları yok ettiklerinde bu yasa işlemez hale gelir, ve insanlar bu yasanın işlemesini sekteye uğrattıkları için, yani, ağaçlar insanların ihtiyacı olan OKSİJEN'İ üretmekte yetersiz kaldıklarından, yasa insanlar tarafından çiğnenmiş oluyor.
             Günümüzde, şehirlerdeki ağaçlar kesilerek yerine dikilen beton bloklar, o çevrede, o ortamda yaşayan insanların, ihtiyacı olan oksijeni almaları imkanını yok ediliyor.  Oksijen eksikliğinden dolayı, çeşitli Hastalıklar baş göstermeye ve çoğalmaya başlamıştır.
            Bu nedenle dünyanın ilk devirlerde olduğu gibi insanlar için oksijen üretmeye devam etmesi için ağaçlandırmaya hız verilmeli ve yeşil alanların çoğaltılması ve koruma  altına  alınmasına önem verilmelidir.
            Dünyada  sevgi ve saygının yayılması için, insanların sağlıklı olması ve insanların talan ettikleri ağaçları dünyaya geri vermeleri gerekir.
            Bunun için dünyada ağaçlandırma yapmak ve ağaçları sulamak ve büyütmek için bilinçli bir çaba içine girilmelidir. İnsanların Tabiatla iletişime geçebilmesi için bu ilk şarttır.
            Dünyaya sevgi ile bakmak sevgi ile dünyayı biz insanlar için yaratan Yüce Yaratıcıya şükretmek insanlar için bir borçtur.
            İnsanlar sağlıklı olmak, inanıp; iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmak, gönül dostu olmak için, dünya ile uyumlu bir yaşam sürmek zorundadır. İnsanların  bunun aksini yapması halinde kendi kendini yok etmesi demektir.
            Dünya insanı üzerinde yaşadığı dünyanın güzelliklerini ve tabiatı yok etme dürtüsünü yok etmedikçe; bugün içinde yaşadığı dramatik durumdan daha da kötü duruma gelecektir.
            İnsanların bu günkü dramatik duruma gelmeleri, yeşil alanların yok edilmesi ve dünya üzerindeki, havayı, suyu kirletmesi ile başlamıştır.
            Dünya insanının ilahi alemle iletişiminin kesilmesi, insanın egosuna yenik düşerek, kendisine emanet edilen dünya üzerindeki nimetlere hıyanet etmesi ile başlamıştır.



Yani ilahi alem elçileri, insanların bu hıyanetleri nedeniyle insanlardan uzaklaşmıştır.
            Egonun egemen olduğu dünyada, dünya varlıklarının dünya nimetlerini adil paylaşımı konusu zorla yok edilmiştir. Bunun sonucu olarak dünya insanlığının üzerine bir kabus gibi çökmüştür.
            Dünyadaki Solunum Yasasının işlemez hale getirilmesi sonucu olarak, insanlarda çeşitli hastalıklar artmaya başlamış, insan bedeni genetik değişikliğe uğramıştır. Sağlıklı insan yerine; hem bedenen hem de ruhen çöküntüye uğramış bir nesil yetişmeye başlamıştır.
            Dünya insanın genlerindeki bu değişiklik, insanların gönül yoluyla yaratanla olan iletişiminin  kesilmesine neden olmuştur.
            Dünya insanının tabiata karşı düşman gibi davranıp, dünyayı yağmalaması, kendine emanet edilen dünya  nimetlerini yerinde kullanılmaması nedeniyle; Yaratan ve Yaşatanla olan ilahi iletişimi kesilmiştir. 
            İlahi alemle tekrar iletişime geçebilmek için dünya insanı uyanmak, çevreye sevgi yaymak, talan ettiği dünya varlıklarını geri vermek zorundadır. Yani tabiatla işbirliği içinde olmak, dünyayı kirletmemek ve doğayla uyumlu yaşamı seçmek zorundadır. Dünyayı kirleten fosil yakıtlar yerine HİDROJEN ENERJİ Sistemlerini geliştirip kullanmalıdır.
            Tabiata karşı sevgi beslemek, saygılı olmak, toprağı kucaklamak için ille de mezara girmeyi beklemek olmaz. Diri iken tabiattan aldığımızı geri vermek zorundayız. Aksi halde kimse rahat yüzü göremez, kimse cennet yüzü göremez.
            İnsanoğlu kısa bir süre için dünyada bedenlenen geçici bir misafir olduğunu kavramalıdır. İnsanoğlu  misafir edildiği dünyada mülk sahibine iyi davranmak, kendisine ait olmayan dünya nimetlerini yerinde ve verimli kullanmakla görevlidir. Aç gözlülüğü bırakıp, dünya hayatının bir deneyimden ibaret olduğunun farkına varmalıdır.  İnsanoğlu kendi kendine sormalıdır?
"Öbür dünyaya; Bu Dünyayı Talan Eden Bir Hırsız Olarak mı Gitmek İstersin? Yoksa,  bir Bilge olarak mı gitmek istersiniz? Bir düşünelim ve kararımızı verelim.
            Allah, Kelamında insanları Bilge olarak yarattığını söylüyor. Bilgeliğe layık olmak için insanların çaba sarf etmesi ve doğal yasalara uygun hareket etmesi bir gerekliliktir. Bilge insan Yaratan ve Yaşatanın doğal yasalarına karşı gelmez. Çünkü insanlar da doğanın bir parçasıdır. Yaratanın yarattığı ayetlerdendir.
            Şehir planlamasında yönetmelikte kişi başı 10 m² yeşil alan bırakılması gerektiği yazılıdır. Ancak Projelere ve uygulamalara baktığımızda bu hususun gözetilmediğini görüyoruz. Neden insanların ihtiyacına uygun şehir planlamaları yapılmıyor. Para kazanmak uğruna insanların yaşamı tehlikeye atılıyor?
            Kentsel dönüşüm ve yap sat usulü ile yapılan inşaatlardan para kazanmak uğruna şehirlerde betonlaşma artmakta, doğal denge yasasına göre insanların oksijen solumaları engellenmektedir. Yeşil alanların yok edilmesi ile oluşan kirlenme sonucu olarak, Yetişkinler lüks dairelerde çürümekte, çocuklar oynayacak yeşil alan bulamadığından bunalımlara girmektedir.
İyi bilinmeli ki doğal denge yasaları gözetilmeden yapılan her iş, her plan, en kısa zamanda insanların aleyhine sonuçlanmaya mahkûmdur.