11 Haziran 2013 Salı

ORMANLARI KORUYALIM AĞAÇLARI ÇOĞALTALIM


ORMANLARI KORUYALIM AĞAÇLARI ÇOĞALTALIM
* Ormana nasıl haykırırsan öyle karşılık verir. (Fin atasözü)
* Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız. (Türk atasözü)
* Ağaçsız memleket duvaksız geline benzer. (Türk atasözü)
* Ağaç kökünden yıkılır. (Türk atasözü)
* Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde gelecek kuşaklar serinler. (Çin atasözü)
* Yaş kesen baş keser. (Türk atasözü)
* Ağaç diken, kendinden başkasın) da sevdiğin! gösterir. (Amerikan atasözü)
* Ormansız yurt vatan değildir.
* Ormanlar milli servettir.
* Ormanı korumak, erozyonu önlemek demektir.
* Toprağını kaybetmek istemiyorsan, ormanı yok etme.
* Orman yurdun hem süsü, hem gücüdür.
* Yaş kesen baş keser.
* Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.
* Sana gölge veren ağacı kesme!
* Ormana nasıl haykırırsan, öyle karşılık verir.
* Yol rehbersiz; dağ ormansız olmaz.
* Orman, orman içinde büyür.
* Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde, gelecek kuşaklar serinler.
* Orman, yağmur yularıdır.
* Ağaçsız memleket, duvaksız geline benzer.
* Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız.
* Ağaç diken, kendinden başkasını sevdiğini de gösterir.
* Orman bekçi ile değil, sevgi ile korunur.
* Orman, tarımın sigortasıdır.
* Ağaçlı köyü sel basmaz..
* Ağaç dikmek değil, büyütmek sorundur.
* Ağacın yemişi, o ağacı yetiştirmenin sadakasıdır.
* Uygarlığın temelinde ağaç, çiçek ve yeşillik bulunmaktadır.


Not alıntıdır

AĞAÇLAR VE İNSANLAR ARASINDAKİ DOĞAL DENGE YASASI


AĞAÇLAR VE İNSANLAR ARASINDAKİ DOĞAL DENGE YASASI
 (DOĞAL SOLUNUM YASASI)


            Sevgili dünyalı kardeşlerimiz, gönül yolculuğuna çıkabilmek için, dünya ile işbirliği yapmak gerekir. Dünyada Yaratanın insanlar için yarattığı her şeyi korumak lazım. Çünkü dünya üzerinde yaratılan her şey insanlara emanet edilmiştir. Her nimet insanların yaşamı için olup, insanların çabaları oranında paylaşımını gerekli kılar.

            Dünya insanı ego yu yok etmedikçe, korkulardan kurtulmadıkça, şüpheleri içinden söküp atmadıkça, doğrulukta ve dürüstlükte, birleşmedikçe, huzura eremeyecektir. Gönül yolculuğuna çıkamayacaktır.

            Dünyada Yaratanın insanları üstün bir misafir gibi ağırlamasını, insanlar artık fark etmelidirler.  Dünya insanı, talan ettiği tabiatı yeniden dünyaya iade etmelidir.

            Dünyayı yeşillendirerek ilk zamanlardaki Cennet durumuna döndürmelidir. Tabiat ile insanlar arasında işlemekte olan


SOLUNUN YASASI: Yaratanın yaratma prensibine göre: Ağaçlar ve yeşillikler, Oksijen üretir, karbon dioksit emerler. İnsanlar ve hayvanlar; karbondioksit üretirler ve OKSİJEN solurlar. 

 

            İnsanlar ağaçları yok ettiklerinde bu yasa işlemez hale gelir, ve insanlar bu yasanın işlemesini sekteye uğrattıkları için, yani, ağaçlar insanların ihtiyacı olan OKSİJEN'İ üretmekte yetersiz kaldıklarından, yasa insanlar tarafından çiğnenmiş oluyor. 

            Günümüzde, şehirlerdeki ağaçlar kesilerek yerine dikilen beton bloklar, o çevrede, o ortamda yaşayan insanların, ihtiyacı olan oksijeni almaları imkanını yok edildiği  için, Hastalıklar baş göstermeye ve çoğalmaya başlamıştır.

            Bu nedenle dünyanın ilk devirlerde olduğu gibi insanlar için oksijen üretmeye devam etmesi için ağaçlandırmaya hız verilmeli ve yeşil alanların çoğaltılması ve korumaya alınmasına önem verilmelidir.

            Dünyada sevgi ve saygının yayılması için, insanların sağlıklı olması için insanların talan ettikleri ağaçları dünyaya geri vermeleri gerekir.

            Bunun için dünyada ağaçlandırma ve ağaçları sulamak ve büyütmek için bilinçli bir çaba içine girmelidir. İnsanların Tabiatla iletişime geçebilmesi için bu ilk şarttır.

            Dünyaya sevgi ile bakmak sevgi ile dünyayı biz insanlar için yaratan Yüce Yaratıcıya şükretmek insanlar için bir borçtur.

            İnsanlar sağlıklı olmak, inanıp; iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmak, gönül dostu olmak için, dünya ile uyumlu bir yaşam sürmek zorundadır. İnsanların bunun aksini yapması halinde kendi kendini yok etmesi demektir.

            Dünya insanı üzerinde yaşadığı dünyanın güzelliklerini ve tabiatı yok etme dürtüsünü yok etmedikçe; bugün içinde yaşadığı dramatik durumdan daha da kötü duruma gelecektir. İnsanın için oksijen almak yaşamaktır. Yaşamak için oksijene olan ihtiyacımız. Kirletilen havanın temizlenmesi için de yeşilliğe ve yeşil ağaçlara ihtiyacımız vardır.

 

DÜNYADAKİ AĞAÇLARI YOK ETMEK DÜNYA İNSANINI YOK ETMEK DEMEKTİR


DÜNYADAKİ AĞAÇLARI YOK ETMEK DÜNYA İNSANINI YOK ETMEK DEMEKTİR.

Değerli gönül dostları!

Öyle bir dünyada bedenleniyoruz ki, her şey bolluk, şifa, sevgi ve dostluk içinde yaşamamız için düzenlenmiştir. Ancak bu durumu kavrayamayan insanlar dünyadaki bolluğu yok etmek, dünyada şifa veren ağaçları, bitkileri yok ediyorlar.

Dünyada birbirini sevgiyle koçaklayan, sevgiyle besleyen, ne varsa hepisini insanlar yok ediyorlar.

Dünyada dostluğu, birliği beraberliği sağlayan ne varsa yok ediyorlar.

Dünyada bolluk, şifa sevgi ve dostluk içinde yaşamamız için yaratılan bu nimetleri yok etmek demek, insanların kendi kendini yok etmesi demektir.

Sevgili gönül dostları, insanın yaşamı için olmazsa olamazlardan olan hava ve içindeki oksijeni ağaçlar üretiyor. Suyu ağaçlar yağmuru çekerek bize temiz su gelmesine ve dünyanın yeşilinin çoğalmasına, yardımcı oluyorlar.

Biz insanlar ne yapıyoruz. Ağaçları kesip dünyayı talan ediyoruz. Biz insanlar için Yaradan'ın yarattığı yaşam sebeplerini yok ediyoruz. Yaşamın kaynaklarını kurutuyoruz. Bunun cezasız kalacağını mı sanıyorsunuz? İlahi adalet mutlaka tecelli edecektir.

Dünyadaki ağaçları yok etmekle, insanlar için gerekli olan oksijeni üreten bir kaynağı yok etmiş oluyor. Zira ağaçlar insanlarla solunum konusunda denge sistemine bağlıdırlar. "insanlar oksijen alır, karbondioksit verirler. Ağaçlar bunu dengelemek için, karbondioksit alır oksijen verirler." Bu solunum konusunda doğal denge yasasıdır.

İnsanlar içine oksijen alıp karbon dioksit vererek bedenlerindeki kanını temizlerler. Ağaçlarda karbon dioksit alarak bedenlerini kuvvetlendirirler.

İnsanlar tarafından ağaçların kesilmesi sonucu insanlar için üretilen oksijen üretilemez olur. Dikkatinizi çekmiştir herhalde; yağmur, ağaçlıklı yerlere yağar. Ağaçları kesersek insanlar için yaşamın ana kaynağı olan su da kesilir.

Anlayacağınız insanların düşünmeden yok ettikleri ağaçlar, insanların ve hayvanların yaşam kaynağıdırlar. Ağaçları kesmekle, insan yaşamı için gerekli olan oksijen ve suyun ana kaynaklarını yok etmiş oluyorlar.

Bizim yaşıtlarımız ilkokul kitaplarında "Yaş Kesen Baş Keser" şiirlerini okuyarak büyüdü. "Yaş Kesen Baş Keser" Deyimi ezberletilirdi ve kimse yaş ağaç kesmezdi. Kuruyan ağaçlar son baharda toplanarak ağaçların altı temizlenirdi. Ağaç kesmenin günah olduğu, ağaç kesmekle insan öldürmenin bir olduğu tembih edilirdi bizlere.

Şimdi bütün bunlar unutulmuş. Meyve veren ağaçlar, Bahçeler kesiliyor binalar dikiliyor. Farkında değiller; yaptıkları o lüks binaların dairelerinde, Ruhen Çürümüş Bedenen Hastalıklı yok olmaya giden kanserli insanlar yaşam savaşı veriyorlar.